30 Temmuz 2016 Cumartesi

Humeyni müslüman falan değildi. İnsan bile değildi. CIA casusuydu. Amerika'nın/Siyonizmin adamıydı. | Mehmet Fahri Sertkaya

akademi dergisi, Mehmet Fahri Sertkaya, humeyni, gerçek yüzü, siyonizm, cia, mossad, necmettin erbakan, cehennem, islamcılık,


Humeyni gerçeği

Onun nasıl bir mel'un olduğunu anlatmaya, onun İslam dünyası hatta insanlık için ne kadar zararlı biri olduğunu anlatmaya kelimeler yeterli olmaz. Hepimiz alemi değişip öte tarafa geçince, mahşer/hesap gününün dehşetini görünce, Humeyni gibilerin SONSUZ felaketine sebep olduğu derya gibi insan kalabalıklarını göreceğiz.

Artık kendi küfrünün mü hesabını verebilir, aldattığı bir tek kişinin mi verebilir ya da toplamda on milyonlarca, belki yüz milyonlarca kişiden hangi birinin hesabını verebilir bilmem. Lenin bile daha bu dünyada iken, son nefesine doğru acıdan aklını yitirmiş, bedeni kok kömürü gibi kararmıştı.

Ben pek çok meseleyi izah etmeye çalışırken, "Sonsuz felaket" deyip durdukça, saniye bile titremeyen ama kendilerinin müslüman olduğunu iddia eden münafıklar şimdi bu paylaşıma saldıracaklardır. Şu yazdıklarımdan, şunca feci gerçekten akılsız bile tesirlenir ama bunlar saniye bile titremezler. Çünkü "Cehennemin yakıtı olan taşlar" işte böyle taşa dönüşmüş tiplerdir. Ama olsun. Ben yıllardır onların dilinden çok çok iyi anlıyorum.

Ümidim o ki hz. Allah Erbakan'ı, çok sevdiği ve baş tacı ettiği, on milyonlarca gence hatta gelecek yüz milyonlarca müslümana örnek gösterdiği Humeyni'den ayırmamış ve aynı yere koymuş ve aynı muameleyi yapmıştır. Ümit ederim ki halen Erbakan'ı ve Humeyni'yi bu memleketin evladına örnek gösterenlere de ecelleri gelince aynı muameleye tabi tutar.


Mehmet Fahri Sertkaya | Akademi Dergisi

Dikkat!
 Gerçek sahibinin CIA olduğu ispat edilmiş olan Facebook ve benzeri Amerikan menşeli sosyal ağlar bizi uzun yıllardır sansürlüyor. Bu yayını paylaşıp, söz konusu sosyal ağlar üzerinde yaymayı, duyurmayı başaramayacaksınız. Ayrıca bu sosyal ağlardaki sayfalarımıza takipçi olduğunuzda, paylaştıklarımızın çoğunu göremeyeceksiniz. Bu, son sekiz senedir bu şekilde. Bu nedenle bizi, Akademi Dergisi'ni ve Mehmet Fahri Sertkaya'yı, farklı konudaki yüzlerce sitelerimizin bütün yayınlarını Telegram kanalımızdan takip etmenizi tavsiye ederiz: www.t.me/AkademiDergisi

(Takipçiler birbirinin isim ve telefon numaralarını bile göremez. Çok güvenli ve huzurlu bir ortamdır.)

25 Mart 2016 Cuma

Vehhabilik İngiliz casuslarının kurduğu bozuk bir mezheptir. | Mehmet Fahri Sertkaya

akademi dergisi, Mehmet Fahri Sertkaya, 3. DünyaSavaşı, ingiltere, suudiler, vehhabiler, selefilik, ışid, el-kaide,siyonistler, el-nusra, büyük israil projesi, bozuk yollar, islamcılık, adolf hitler


Suudlar, İngilizlerin devlet kurdurduğu bir aşirettir.

Her ne kadar ikinci dünya savaşı sonunda (1945'te) İngiltere süper güçlüğünü ABD'ye kaptırmış olsa da, yine de İngilizler; günümüzde bile Suudiler, Vehhabilik, selefilik, IŞİD, el Kaide ve türevleri üzerinde büyük bir kontrole sahiptirler.

Hitler'in yüzlerce üst rütbeli subayı, bir anda Hitler'e itaatlerini terk etmiş olmasalardı ve Hitler planladıklarını bir süre daha başarabilse idi, sömürgeci batılı ülkelerin Müslüman milletlerin yaşadığı bölgelerdeki oyunları tamamen çökecekti. Yine de Hitler'in siyasetleri sayesinde batının sömürgesi konumundaki pek çok müslüman millet özgürlüklerine kavuştu.

Ve şimdi İngilizler ve Amerikalılar ve onları oynatan Siyonistler yeniden bozuk mezhepleri ve bu mezhepler üzerinden oluşturulan sözde İslami terör örgütlerini kullanarak bölgeyi yeniden sömürmek istiyorlar. Zira hem ekonomik hem ahlaki anlamda İFLAS etmiş durumdalar. Ve bir de Büyük İsrail'i kurmak isteyenler ile Haçlı seferi yapmak isteyenleri de var.


Dikkat! Gerçek sahibinin CIA olduğu ispat edilmiş olan Facebook ve benzeri Amerikan menşeli sosyal ağlar bizi uzun yıllardır sansürlüyor. Bu yayını paylaşıp, söz konusu sosyal ağlar üzerinde yaymayı, duyurmayı başaramayacaksınız. Ayrıca bu sosyal ağlardaki sayfalarımıza takipçi olduğunuzda, paylaştıklarımızın çoğunu göremeyeceksiniz. Bu, son sekiz senedir bu şekilde. Bu nedenle bizi, Akademi Dergisi'ni ve Mehmet Fahri Sertkaya'yı, farklı konudaki yüzlerce sitelerimizin bütün yayınlarını Telegram kanalımızdan takip etmenizi tavsiye ederiz: www.t.me/AkademiDergisi

(Takipçiler birbirinin isim ve telefon numaralarını bile göremez. Çok güvenli ve huzurlu bir ortamdır.)

24 Mart 2016 Perşembe

Suudi Amerika'nın Türkiye'deki imamlarına aldanıyorsunuz | Mehmet Fahri Sertkaya

akademi dergisi, Mehmet Fahri Sertkaya, müceddid, suudi amerika, Şeyh, şeriat, tarikat, hakikat, marifet, Selefilik - Vehhabilik, mürşid-i kamil, türkiye, rabıta, küfür,

Gerçek bir müceddid, dünyaya bir senede ne kadar yağmur düşeceği ve dünyada o sene ne kadar adet ot biteceği bile bildirilir. Bunların bildirilmesi ve bazı esrarlara aracı olması o müceddidi haşa ilah yapmaz. O müceddide bağlı olan talebelerin böyle manevi hakikatleri kastederek söylediği bazı cümleler, "Şeyhlerini ilahlaştırıyorlar" şeklinde çarpıtılamaz.

Bu dinin bir zahiri olduğu gibi bir de batını var. Şeriat, tarikat, hakikat ve marifet kelimelerini ömürlerinde bir defa bile yan yana duymamış ve ne anlam ifade ettiklerini zahiren bile kavrayamamış kişilerin... Türkiye'yi de Selefi-Vehhabi sapkınlığına çekmek isteyen Suudi Amerika casusu ve petrol parası zengini imamlara aldandıkları ve kendilerini hüsrana sürükledikleri, asla inkar etmemeleri gereken manevi gerçekleri inkar edip bir de alaya bile almak istedikleri görülüyor.

İstese elmayı kuluna vermek için toprak, ağaç, güneş, ışık, ısı, rüzgar v.s. şeyleri vesile yapmadan da verebilecek olan Allah-ü teala, her şeyi bir sebebe bağlamayı murat ettiği için böyle sebeplerle verir ve kendini gizler. Manevi bazı hususlarda da sebepler silsilesi koyar araya. Nurun tek kaynağı olan Allah, nurunun kullarının kalbine intikal etmesi için bile araya peygamberinin ve mürşidlerin kalplerini vesile olarak koyar.

O Allah (c.c.), kullarını kendine secde ettirir iken bile Kabe gibi aslında zahiren dört duvardan başka bir şey olmayan bir vesile koyar araya... Ve o Kabe'ye manen çok büyük bir anlam ve makam yükler. Kulları cemaat halinde ibadet ederler iken bile bir imamı vesile eder ibadetlerine... Şu kadarcık ilmi ve mantığı bile olmayanların, Vehhabi itikadına mensup yüzü güleç, niyeti kötü, aldatıcı sosyal medya hocalarına kanıp rabıtayı, vesile koymayı, mürşidi, müceddidi, topyekun maneviyatı ve tarikatı ve hakikati inkar etmeleri ebedi/sonsuz felaketlerine sebep olur. Türkiye'li bir Müslüman, derhal faydasız parti ve islamcılık mücadelelerini bırakıp en doğru ve sağlam şekli ile zaruri dini bilgileri ve özellikle de zaruri itidadi-inanç meseleleri iyice öğrenmelidir. Kime ölüm ne zaman gelir, hiç belli olmaz. Rabıtayı inkar etmek küfürdür, dinden çıkarır.


Dikkat! Gerçek sahibinin CIA olduğu ispat edilmiş olan Facebook ve benzeri Amerikan menşeli sosyal ağlar bizi uzun yıllardır sansürlüyor. Bu yayını paylaşıp, söz konusu sosyal ağlar üzerinde yaymayı, duyurmayı başaramayacaksınız. Ayrıca bu sosyal ağlardaki sayfalarımıza takipçi olduğunuzda, paylaştıklarımızın çoğunu göremeyeceksiniz. Bu, son sekiz senedir bu şekilde. Bu nedenle bizi, Akademi Dergisi'ni ve Mehmet Fahri Sertkaya'yı, farklı konudaki yüzlerce sitelerimizin bütün yayınlarını Telegram kanalımızdan takip etmenizi tavsiye ederiz: www.t.me/AkademiDergisi

(Takipçiler birbirinin isim ve telefon numaralarını bile göremez. Çok güvenli ve huzurlu bir ortamdır.)

Bu güne değin en çok tıklanılanlar